Akbank Genel Müdürü Kaan GÜR, “2026, Türkiye’nin COP31 Türkiye’ye ev sahipliği yapacağı ve küresel iklim gündeminin şekilleneceği önemli bir yıl olacak. Akbank olarak bu dönemi, sürdürülebilir finansmandaki deneyimimizi daha geniş iş birlikleriyle büyütmek ve Türkiye’nin dönüşümüne daha güçlü katkı sunmak için değerli bir fırsat olarak görüyoruz. COP31’in yaratacağı fırsatları kalıcı etkiye dönüştürmek için, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen yenilikçi finansman modellerimiz ve iş birliklerimizle, dönüşümün en güçlü paydaşlarından biri olmayı sürdüreceğiz.
2026’nın ilk yarısında sağladığımız 161 milyar TL sürdürülebilir finansmanla, 2021’den bu yana ekonomiye kazandırdığımız toplam sürdürülebilir finansman tutarını 841 milyar TL’ye çıkardık. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı bu anlamlı yılda, 2030 için açıkladığımız 800 milyar TL hedefi şimdiden geride bırakmış olmak, dönüşüme sağladığımız katkının en somut göstergelerinden biri oldu. Bu ivme bize daha büyük sorumluluklar da yüklüyor. Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna daha güçlü katkı sunacak yeni hedefimizi açıklayarak bu etkiyi daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz.
2026’nın ilk yarısında yurt dışı borçlanmamızın %33,6’sını sürdürülebilir kaynaklar oluşturdu. Uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz güçlü iş birlikleri sayesinde hem fonlama yapımızı çeşitlendirdik hem de uluslararası kaynakları Türkiye’nin kalkınma önceliklerine yönlendirmeyi sürdürdük. Bu kapsamda IFC – International Finance Corporation ile 5 yıl vadeli 4,4 milyar TL tutarında, kurumun 2017’den bu yana Türkiye’deki ilk ipotek teminatlı menkul kıymet yatırımını hayata geçirdik. Bu kaynağı kadınların sahip olduğu konutların, yeşil konutların ve deprem bölgesindeki konut finansmanının desteklenmesinde kullandık. Öte yandan, Kadın KOBİ’lere yönelik 285 milyon ABD doları tutarında uluslararası kaynak sağlarken, 2022’den bu yana bu segmentte aktif müşteri sayımızı iki katın üzerine, kredi portföyümüzü ise 12 katına çıkardık. Ayrıca ADB’den sağladığımız 50 milyon ABD doları kaynağı kapsayıcı büyüme ve deprem bölgesindeki KOBİ’ler için kullandık. Sürdürülebilir finansman alanındaki öncü uygulamalarımızı da yeni iş birlikleriyle güçlendirdik ve Cool-Up Programı’nın Türkiye’deki ilk finansal partneri olduk.
Yönetim Kurulumuzdaki kadın temsilini %40’a çıkararak 2027 hedefimizi şimdiden aşmamız, operasyonel emisyonlarımızı 2019 baz yılına göre %79 azaltmamız ve 2023’ten bu yana kullandığımız elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlamamız bu kararlılığın somut göstergeleri. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi değerlendirmesindeki puanımızı yükselterek S&P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda ikinci kez yer aldık. Ayrıca Euromoney Mükemmellik Ödülleri 2026’da “Sürdürülebilir Finansmanda Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası” ile “Sürdürülebilir Finansmanda Türkiye’nin En İyi Bankası” ödüllerine layık görüldük.