Doğuş Teknoloji İş Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sermin Küçükyüce, "Zero UI, dijital deneyimin geleceğinde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde dijital deneyimin başarısı, kullanıcıya kaç ekran sunduğumuzdan çok ona kaç adım kazandırdığımızla ölçülecek. Zero UI’ı bu nedenle ekranların tamamen ortadan kalkacağı bir gelecek olarak değil, teknolojinin günlük hayatın ve iş akışlarının içine daha doğal biçimde yerleştiği bir deneyim modeli olarak görüyoruz. Kullanıcı bir sisteme nasıl ulaşacağını, hangi menüye gireceğini ya da hangi ekranı açacağını düşünmek yerine ihtiyacını ifade edebilmeli ve mümkün olan en optimum yoldan sonuca ulaşabilmeli.
Yapay zekâdaki gelişmeler bu yaklaşımı bugün çok daha güçlü hale getiriyor. Özellikle yapay zekânın yalnızca bilgi sunmakla kalmayıp belirli görevleri kullanıcı adına gerçekleştirebildiği sistemler, dijital deneyimin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Teknoloji arka planda daha fazla sorumluluk üstlenirken, kullanıcının üzerindeki operasyonel ve bilişsel yük de azalıyor.
Ancak arayüz geri plana çekildikçe güven, şeffaflık ve kullanıcı kontrolü daha da kritik hale geliyor. Teknolojinin kullanıcı adına daha fazla aksiyon aldığı bir dünyada sistemin ne yaptığını, hangi verileri kullandığını ve neden harekete geçtiğini anlaşılır biçimde açıklayabilmesi gerekiyor. Kritik noktalarda kullanıcıdan onay alınması ve gerçekleştirilen işlemlerin gerektiğinde geri alınabilmesi de bu deneyimin ayrılmaz bir parçası.
Doğuş Teknoloji olarak, müşterilerimiz için daha sade, sezgisel ve akıllı dijital yolculuklar tasarlarken Zero UI’ı; yapay zekâ, veri, iş süreçleri ve insan odaklı tasarımın birlikte çalıştığı stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Buradaki asıl değer, teknolojiyi daha görünür hale getirmek değil; teknolojiyi kullanıcı deneyiminin doğal bir parçasına dönüştürerek ihtiyaç ile sonuç arasındaki mesafeyi azaltmak." dedi.